PTT 1. Ligdeki 6. maçımızda 5. yenilgimizi aldık dün akşam itibariyle. 6 maçta, 1 galibiyet, 5 mağlubiyet alırken, 8 gol atıp 14 gol yemişiz. 1. Ligde yeniyiz, tecrübesiziz, bütçemiz yetersiz, şanssız maçlar yaşadık ve sair bahaneler üretmek mümkün. Ama neticede ortada, bugün itibariyle bir başarısızlık var. Bugün itibariyle bir başarısızlık olduğu gerçeğini kabul ettikten sonra, bu başarısızlığın sebepleri ve çözüm yollarını konuşmak gerek, TEŞHİS ve TEDAVİ… Teşhisi ne kadar doğru yaparsak tedavi o kadar hızlı ve başarılı olabilir.

 

Teşhisi koymadan önce, teşhise yardımcı olması adına, takımımızın son 2 sezonundaki performansına ve Yönetim Kurulu tasarruflarına da kısaca bakmak istiyoruz. 2011-2012 Sezonuna Levent Numanoğlu yönetiminde başlayan Fethiyespor, 14. hafta deplasmanda 1-1 berabere kaldığı Mardinspor maçı sonrası, 20 puanla 7. Sıradayken, teknik direktör değişikliğine gitti ve Beyhan Çalışkan göreve geldi. Beyhan Çalışkan yönetiminde 2011-2012 sezonunda playoff finali oynadık ve 31 Mayıs 2012 akşamı, Adana Demirspor karşısında aldığımız 2-1’lik mağlubiyet ile üst lige çıkma şansını kaybettik.

 

2012-2013 sezonuna, Playoff finali oynayan takımda ciddi bir revizyona da giderek,  eski hocalarımızdan Erkan Sözeri ile başladık. 9. hafta deplasmanda 2-0 kazandığımız Tarsus İY   maçı sonrası, 11 puanla 9. sıradayken, teknik direktör değişikliğine gittik ve eski hocalarımızdan Mustafa Ceviz göreve geldi. Mustafa Ceviz yönetiminde 2012-2013 sezonunda playoff finali oynadık ve 31 Mayıs 2013 akşamı, Hatayspor karşısında aldığımız 2-1’lik galibiyet ile PTT 1. Lige çıkma başarısını gösterdik.

 

2013-2014 sezonuna da, Playoff finali oynayan ve takımı 1. Lige taşıyan kadroda çok ciddi bir revizyona da giderek, ancak hocamızı değiştirmeden başladık. Lig başladıktan sonra da revizyon devam etti ve 2012-2013 sezonundan, sadece 4 oyuncu ve genç kalecimiz Ersin, şu anki kadromuzda yer almakta. Takıma 23 yeni isim katıldı.

 

Gelelim teşhise. 2011-2012 sezonuna ve 2012-2013 sezonuna baktığımızda, ‘hoca değişikliklerinden sonra takım yükselişe geçti’ gibi bir algı oluşuyor. Hoca değişiklikleri mi etkili oldu, yoksa takım uyum dönemini aştığı anda yeni hoca geldiği için mi böyle oldu noktasında kesin bir şey söylemek mümkün değil. Ancak, bir önceki sezon kadrosunda yaptığımız revizyon arttıkça, takımın lige başlangıç performansının da o kadar kötüleştiği net bir veri olarak görülüyor. Bu sezon takımdaki revizyonun %90’lara çıkmış olması, dün akşam ilk 11’de oynayan 4, sonradan oyuna giren 2 oyuncunun, ligin 3. haftası oynandıktan sonra transfer edilmiş olmaları da eklenince, takımda uyum sürecinin henüz tamamlanmamış olduğu aşikar. Bir üst lige adaptasyon sürecini de eklediğimiz zaman, takımımızın uyum dönemi henüz aşılmadı. Şöyle ki yeni transferlerin çoğu takımla bir hazırlık maçı dahi yapamadan, resmi maç oynamak durumunda kaldı.

 

Transferde yaşanan gecikmeleri, teknik ekibe mal etme şansımız olmadığına göre, teknik ekibimizin performansını değerlendirmek için henüz yeterli zamanın geçmediğini söylemek yanlış olmaz. Geçen sezon kadrosunda yapılan aşırı revizyon ve 1-14 Eylül tarihleri arasındaki Milli maç dönemini, hazırlık maçı yapmadan geçirmiş olmamız, teknik ekibimiz adına olumsuz değerlendirilebilecek konular. 8. haftadan sonra verilecek 2 haftalık Milli maç arası (6-20 Ekim arası) ve sonrasında Kasım ayı başında 1 haftada oynayacağımız 3 maç ( 11.-12.-13. hafta maçları, 3-10 Kasım 3 maç) sonrası ancak takımımızın uyum dönemini aşması mümkün olacaktır. Dolayısıyla, bu tarihten önce yapılacak her türlü tasarruf, objektif verilere dayanmaktan uzak, baskıyı azaltmak amaçlı fevri kararlar sonrası yapılmış olacaktır.

 

Yazının amacı, birilerini suçlu ilan edip, kurban seçmek olmadığı için, yapılan hataları derinine incelemek ve hataları kimin yaptığı bu yazının konusu olmayacaktır. Taraftar olarak bizlere düşen, puan cetveline bakarak, ‘kurban istemek’ yerine, takımımıza daha fazla sahip çıkmak olmalıdır. Özellikle her ne şart altında olursa olsun, Balıkesirspor maçında yaşanan olaylar asla tekrar etmemelidir. Müsabakalarda anlık kötü performanslar karşısında, oyunculara olumsuz bireysel tezahüratlar yapılmamalıdır. Oyun devam ederken vereceğimiz tepkinin kimseye, özellikle de çok sevdiğimiz Fethiyespor’umuza hiçbir katkısı olmayacaktır. Geçen sene statta izleyemediğimiz maçlarda, sadece internet sitelerinde skor takibi yapabiliyorduk. Şimdi ise tüm maçlarımızı, televizyondan ya da Webtv’den canlı takip etme şansımız var. Her gün ulusal medyada Fethiyespor’umuz, dolayısıyla Fethiye’miz gündem oluyor. 1. Ligin bu nimetlerini bilerek hareket etmek zorundayız.

 

Son olarak, 1. Lige kolay gelmedik. O nedenle, yönetimiyle, teknik ekibiyle, futbolcusuyla, yerel idarecileriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla ve taraftarıyla herkes sorumluluğunu bilerek, üzerine düşenleri yapmak zorunda. Nasıl ki burada olmamızda katkısı olanlar Fethiyespor tarihinde altın harflerle yerini aldı ise, üzerine düşenleri yapmayanların da Fethiyespor tarihinde yerini alacağını kimse unutmasın…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir