Fethiyespor1933.com röportaj serimize farklı bir soluk kazandırıp, camiamızın dışından birisini NTVspor.net Haber Müdürü, Anadolu Futbolu’nun ustası Sayın Devrim Çetin‘i bu sefer konuk ediyoruz.

Devrim Çetin’i NtvSpor televizyonunda Salı sabahları saat 09:10’da konuk olduğu Yedion programıyla tanıdık. Fethiyespor sayesinde şahsen tanışma ve dost olma şansını yakaladık. Kendisini tanıdıkça, neden bu kadar başarılı olduğunu daha iyi anlıyor insan. İzin günlerinde, çalıştığı kurumun katkısı olmaksızın, Anadoluyu geziyor, takımları ve camiaları yerinden izliyor. Ağustos ayında bir pazar günü herkes tatilde iken o bizi kırmayarak Bolu‘ya Fethiyespor kampına gelebiliyor. Yerinde izleyince de, kimsenin haklarında bir bilgi sahibi olamayacağı 1996 doğumlu gençleri bile hafızaya alma şansı oluyor ve başarı kaçınılmaz hale geliyor. Boğaziçi köprüsünde Fethiyespor formasıyla çekilen fotoğrafla başlayan hoş bir Bolu gezisi ve güzel bir röportaj oldu, zevkle okumanızı temenni ediyor ve Devrim Çetin’e bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Devrim Çetin’in hikayesi nedir? Futbolla olan ilişkiniz nasıl başladı?
Futbolla olan ilişkim 9 yaşında futbola başlamamla start aldı. Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde doğdum ve 20 yaşıma kadar orada büyüdüm. Haliyle o dönem 3. Lig’de olan ve sürekli şampiyonluk yarışının içinde olan Mustfakemalpaşaspor’un altyapısında 1985 yılında başladım. Yaklaşık 11 sene orada oynadım. Minik, yıldız, gençler şimdiki adıyla A2 o zamanki adıyla amatör takıma kadar yükseldik. Tabi ilk başta söylediğim gibi sürekli şampiyonluk yarışında olan bir takım olduğu için A takım kadrosunda genç bir oyuncunun oynaması mümkün değildi, ben de zaten bu tabuyu yıkamadım. O dönemlerde de zaten (10’lu yaşlar) çok sayıda maç izliyordum ve rahmetli babamla birlikte Mustafakemalpaşaspor’un bir çok deplasmanına da gittik. Yani 20 yaşıma kadar herhalde 500’e yakın maç izlemişimdir canlı olarak.

Spor medyasına girişiniz nasıl oldu, işinizden memnun musunuz? İşinizin, gündelik hayatınıza olumlu ve olumsuz etkileri neler oluyor?
Spor medyasına 2000 yılında bir at yarışı dergisi olan Yarış Dünyası’na başlamamla giriş yaptım. Yaklaşık 4 yıl orada çalıştım ve o dönem çalıştığım şirkette günlük 7, haftalık 1 tane dergi vardı. O dönemde Lider Form dergisinde hem yazıları yazıyordum hem de tahmin yapıyordum. Ayrıca o dönemler bir kaç yerel tv’ye telefonla her gün at yarışı tahmininde bulunuyordum. Ondan sonra zaten evlenmem, askere gitmem ve daha sonra askerlik dönüşü NTV’ye başlamamla bu devam etti. NTV’de önce deşifre sorumlusuydum, daha sonra ntvspor.net açıldı ve oraya geçiş yaptım. Daha sonra NTV Spor kanalı açıldı.

Anadolu takımlarıyla içli dışlı olmamın en güzel tarafı herhangi bir Anadolu kentine gittiğimde gördüğüm ilgi karşısında çok fazla memnun kalıyorum. İnanılmaz ilgi gösteriyorlar ve bazen kendi kendime ‘Devrim sen ne olmuşsun ya’ dediğim de oluyor hani.

Editörlük sürecinden sonra ekrana geçişte zorluk yaşadınız mı? Ekrana çıkmak için eğitim almak gerekli mi?
Ntvspor.net’te editörlük döneminde de şu andaki bilgi birikimime zaten sahiptim. Hatta futbol oynadığım dönemlerde de herkes gibi futbolcu olma hayallerimin dışında teknik direktörlüğe de çok fazla merakım vardı ve işin o kısımlarıyla da çok fazla ilgileniyordum. Yani örnek veriyorum 36 yaşındayım ama 20 yaşımdayken de yine tüm takımlar hakkında yorum yapabilecek düzeydeydim ve bir gün bana sıranın bir şekilde geleceğini biliyordum aslında. Ekrana geçiş tabiki kolay olmadı ama ekranda doluysanız sonra kalıcı olmakta sıkıntı yaşamazsınız. Yani eğitim almak tabiki şart belki ama bu spikerlik, maç anlatımı vs. Gibi işlerde faydalı. Ekranda yorumcuysanız belki buna pek ihtiyaç duyulmuyor ama yine de eğitimli olmak daha iyi olur diye düşünüyorum.

Fethiyespor, geçtiğimiz sezon tarihinde ilk defa geçen seneki adıyla Bankasya’ya bu kadar yaklaştı, kimse tarafından favori olarak görülmemesine rağmen. Sizin Fethiyespor’un yakaladığı bu başarı için görüşleriniz nelerdir? Final oynaması, Fethiyespor için bir başarı mıdır?
O kadar eksik bir kadroyla Fethiyespor’un final oynaması bence mucize gibi. Çünkü neredeyse play-off boyunca 17-18 kişiyi zor tamamladılar ve yedek kulübesi çok zayıftı ama yine de çok büyük başarı elde ettiler ve oynanan tüm maçlarda bariz üstünlük her zaman Fethiyespor’daydı. Bu anlamda da çok başarılıydı takım.

Fethiyespor geçtiğimiz sezon neleri doğru, neleri yanlış yaptı ? Şampiyonluk neden kaçtı?
Yanlış şu; şampiyonluk hedefliyorsanız kadronuzda her mevkiide iki oyuncu olması şart. Fethiyespor, derin kadrosu olmamasından kaybetti bence. Çünkü oyuncuları ekonomik kullanamadı bazen, kulübede maçı çevirecek oyuncu olmadığı için geriye düştüğü final maçında ellerinden geleni yapmalarına rağmen şampiyon olamadılar.

Yeni teknik direktörümüz Erkan Sözeri camiayı ve takımı çok iyi tanıyor ve Fethiye halkının da sevdiği bir isim, siz de kendisini yakınen tanıyorsunuz, Erkan Hoca ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?
Erkan hoca, geçen sezon Tokatspor’da neredeyse bir mucizeyi yaptı ve takımı ligde tutmayı başardı. Kendisi zaten başarılı bir teknik adam ve çok düzgün karakterli bir kişi. Ben yine Fethiyespor’da başarılı olacağına inanıyorum. Fethiyespor’un direkt çıkamasa bile mutlaka play-off içinde yer alacağını düşünüyorum. Direkt çıkma şansı da tabiki var.

Alanyaspor’la yapılan hazırlık maçında Fethiyespor’u canlı izlediniz. Fethiyespor’un transferlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Eksikliler nelerdir, hangi bölgelere transfer yapılmalı?
Alanyaspor maçından sonra İlkay Demir transferi yapıldı, çok iyi bir transfer bence. Eksik anlamında ilk onbir düzeyinde sıkıntı yok. Ancak yine geçen sezon ki gibi kadro derinliği anlamında belki sıkıntı yaşanabilir ama geçen sezon ki kadar olacağını sanmıyorum. Mesela İlkay Demir çok iyi transfer tamam ama bu oyuncunun oynamaması durumunda aynı kalitede başka bir golcü yok. Bunun gibi alternatifli kadro yaratmak lazım diye düşünüyorum.

Alanyaspor maçında 1994 doğumlu Berat Kılıç’ı stoper, 1996 doğumlu Ömer Çoban’ı ön libero ve 1995 doğumlu Serdar Vefa Yeşil’i forvet mevkiinde canlı izlediniz, ayrıca 1995 doğumlu Ersın Akdeniz bu sene Fethiyespor’un 3. kalecisi olacak. Genç oyuncuları nasıl buldunuz? Sezon için forma şansı bulabilirler mi?
Öncelikle kaleci arkadaşı izlemediğim için yorum yapamayacağım ama Fethiyespor gibi şampiyonluk hedefleyen bir takım kendisini 3. Kaleci yapmışsa mutlaka yeteneklidir. Kendisine tavsiyem, çok çalışarak ona güvenenleri mahcup etmemesi ve Bülent Ataman’ın tecrübelerinden faydalanması. Diğer 3 arkadaşı canlı izledim, 3’ünün de fiziği çok iyi, takımın bir parçası gibiydiler ve olumsuz anlamda göze batacak bir hataları da olmadı. Şampiyonluğa oynayan takımlarda bu tarz genç oyuncular fazla şans bulamıyorlar maalesef. Ama her an şans bulacak gibi kendilerini hazır tutarlar ve formayı kapabileceklerine gerçekten inanırlarsa başarmamaları için bir sebep yok. Alt yapıdan çıkarak Türk futboluna kazandırılacak bu tarz gençler hem taraftarı heyecanlandırır hem de ileriki dönemde Fethiyespor’a ciddi bonservis girdisi sağlayabilirler.

24.08.2012 itibariyle Kırmızı grupta Fethiyespor’un şansı sizce nedir? Kırmızı grupta favorileriniz kimdir?
Kırmızı grupta favorim Bandırmaspor. Bu takımın en ciddi rakibi ise Fethiyespor ile Polatlı Bugsaş. Giresunspor’un da özellikle son transferleriyle iddialı olacağını düşünüyorum. Güngörenspor, Sakaryaspor, Turgutluspor, Kahramanmaraş Spor da üst grubu zorlayabilir. Bu saydığım 8 takımdan çıkar ilk 5, bunun dışına çıkacağını sanmıyorum. Bu tarihte söylemiş olayım.

Alt ligleri Türkiye’de en iyi bilen kişilerden biri beklide birincisisiniz, altliglerde hoca ve oyuncu sirkülasyonu çok fazla, bunun sebebi nedir?
Hoca ve oyuncu sirkülasyonunun en büyük sebebi maddi sebepler. Yani alt liglerde çoğu takımda hatta hemen hemen hepsinde kalıcı gelirler diye bir şey yok. Aslında bu sadece alt liglerdeki takımların değil üstlerdeki takımların da sorunu. Yani ciddi gelir olmayınca sezon içinde sıkıntılar yaşanıyor ve futbolcu, teknik adamlar da bu sebepten dolayı bir çok kez takım değiştirmek zorunda kalıyor.

Alt liglerin gelişmesi ve oyuncu yetişmesi adına neler yapılmalı? Genç oyuncu yetişmesi amacıyla başlatılan yaş sınırı uygulaması  bir fayda sağladı mı?
Yaş sınırı uygulamasına direkt karşıyım. Çünkü genç oyuncu yetiştirme amacıyla çıkılan yolda başarı sağlanamadı. Bir çok futbolcu mağdur durumda kaldı ve halen mağdur durumdalar.

Mesai saatleri dışında da sürekli maçları takip ediyorsunuz, Yöneticilerle, Teknik Direktörlerle, futbolcularla dialog halindesiniz dolayısıyla .Çok yoğunsunuz. Bu durum aile hayatınızı nasıl etkiliyor? Eşiniz bu durumdan şikayetçi mi?
Eşim bu durumdan şikayetçi değil desem yalan söylemiş olurum. Hatta çok fazla şikayetçi, 5 yaşındaki kızım bile şikayetçi ama işimin bu olduğunu ve yapacak başka bir şeyimin olmadığını defalarca anlattım her ikisine de. Özellikle hafta sonları evde olmamam onları haklı olarak sıkıntıya sokuyor. Yani ailece bir yerlere gitmeye çalışsak buna vakit olmuyor hafta sonları. Tabiki hem kızım hem de eşim bu durumdan memnun değiller. Ama dedim ya başka çaremiz yok, bu devran böyle devam edecek.

Arkanıza bir ekip alıp Anadolu’nun nabzını tutacak bir programa imza atmak ister misiniz? Kafanızda geleceğe dönük bu tarz projeler var mı?
Çok projem var ama hayata geçirmem kolay olmuyor. En azından o ortamı bulamıyorsunuz. Yoksa abartmıyorum, kesinlikle yanlış da anlaşılmasın da ama projenin kralları elimde var imkan sunulması lazım, yer verilmesi lazım vs. vs. Ancak yakında bu tarz bir projeye ya da projeleri hayata geçireceğim, çalışmalarım devam ediyor.

Canlı yayın yapanların mutlaka şansız kazaları potları vardır, bu tarz bir anınız var mı?
Bu sezon Kasımpaşa yönetimi çok konuşuldu, bizim programda da Murat Caner gelen bir soruyu okuyordu ve soru şu şekildeydi; Devrim bey Kasımpaşa yönetimiyle ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?

Şimdi ilk duyduğumda bu yönetimle ilgili yorumum arkadaşlarım arasında; bu yönetim hükümet devririr şeklindeydi. Yayında da görüşüm sorulunca direkt ağzımdan çıktı ve “Bu yönetim hükümet devirir” demiştim.

Fethiyespor1933.com ailesi olarak başarılarınızın hep daim olmasını diliyoruz. Fethiye halkının sizi çok sevdiğini bilmenizi isteriz. Tekrar teşekkürler.

Ben çok teşekkür ediyorum. Bende Fethiye’yi çok seviyorum ama bunu hakikaten çok samimi ve içten söylüyorum. Zaten öyle olmasa geçen sezon panele, Bandırmaspor deplasmanına, yine sizlerle Bolu’ya takımın kampına gitmezdim. Çok iyi dostluklar edindim Fethiyespor sayesinde ve bu dostluklardan da çok memnunum. İnşallah yeni sezonda daha da fazla gideceğim Fethiye’ye.

Röportaj : Şenol Özçakıcı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fethiyespor 1933 Hakkında

Ortak paydası ‘sadece Fethiyespor menfaatleri’ olan bir grup Fethiyespor taraftarı tarafından kurulmuş, Fethiye’den İngiltere’ye, Urfa’dan Kanada’ya, Rusya’dan Norveç’e, birbirini hiç görmemiş Fethiyespor sevdalılarının yaşattığı bir platformdur. Varoluş sebebimiz, Fethiyespor isminin olduğu her yerde, gördüğümüz yanlışları kimseden çekinmeden dile getirmek, mevcut doğruların daha da ileriye taşınmasına katkı sağlamaktır. Bu sitede yer alan haber, makale ve diğer paylaşımlar, Fethiyespor Kulübünü ve Fethiyespor taraftarının tümünü bağlamaz. e-posta : info@fethiyespor1933.com