Bugüne kadar birçok takım için yazı yazdım, istatistiksel veriler hazırladım. Ama bu hepsinden farklı, hepsinden değerli bir deneyim olacak. Çünkü kendi memleketimizin takımı için bir şeyler karalamak bambaşka bir heyecan. Analiz yapmak ve bilgi vermekten çok kendi duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Beğeniyle okumanızı temenni ediyorum.

Turgutluspor maçının heyecanı günler öncesinden başlamıştı. Çünkü Denizli’de ikamet eden birisi için memleketinin takımını ağırlayacak olmak, onlar

a doyasıya destek verebileceğini bilmek ayrı bir mutluluk kaynağıydı.Onlar da herşeye rağmen maçı kazanarak bu mutluluğu deyim yerindeyse taçlandırdılar.

Herşeye rağmen diyorum çünkü; hakemler maçın seyrini ve skorunu değiştirmek için ellerinden gelen herşeyi yaptılar. Normal süreye eklenen 6 dakikadan tutunda kırmızı kart pozisyonu, verilen-verilmeyen fauller, yardımcı hakemlerin pasifliğine kadar sayılacak çok şey var ama başaramadılar. Onur Okan‘ı bilmiyorlar sanırım. Tanısalar o frikiğide çalmazlardı. Belki de ben çok katı düşünüyorum fakat bu mükemmel golden sonra ne Turgutlu ne de hakemler onu asla unutamazlar.

Maç öncesinde Kral Onur Okan ile konuşma fırsatım oldu. Kendisine rüyamda gol attığını gördüğümü söyledim. Maçta güzel bir golün var Allah yardımcın olsun dediğimde o mütevazi tavrından taviz vermeden: “İnşallah” demekle yetindi. Şükürler olsun ki yine o harika gollerinden birini atarak galibiyeti getiren isim oldu.

Fethiyespor takım olarak maçı kazanmaya inanmıştı.Her oyuncu iki kişilik performans sergiledi. Saha içi yardımlaşma, mücadele, kazanma hırsı hepsi en üst seviyedeydi. Sabri Turgut’un haksız kırmızı kartının ardından santraforumuz, kaptanımız Abdullah Apak’ı stoperde gördüğümde maçı kazanacağımıza olan inancım bir kat daha arttı. Çünkü onlar gerçekten inanmıştı.

Takımdaki hiçbir oyuncuyu birbirinden ayıramıyorum. Bir tarafta Uğur, diğer tarafta Serkan, Onur,Deniz,Murat,Sabri,Emin… Hepsi birbirinden iyi mücadele ettiler.Tabi bu başarıda teknik direktörümüz Beyhan Hoca’yı da unutmamak gerekir.

Saha içindekiler kadar, hakkında konuşulması gereken birileri daha var. Tahmin edeceğiniz üzere; Fethiyespor’un en büyük gücü Apaçilerden bahsediyorum. 90 dakika boyunca bir an olsun susmadan desteklerini sürdürdüler. Onca yanlış karara, rakip taraftarların tahrik edici sözlerine rağmen bir tek küfürlü söz dahi söylemeyen bu centilmen taraftarı ayakta alkışlamak gerek. Ben yarı final maçında sayının mutlaka artacağına inanıyorum. Adana Demirspor taraftarına hayran kalmıştım ama Fethiyespor taraftarının sayısı onlar kadar olsaydı neler olurdu tahmin etmesi çok da güç değil.

Bu takım yönetimiyle, centilmen taraftarıyla, inanmışlığıyla 1. ligi fazlasıyla hak ediyor. 28 Mayıs Pazartesi günü yeni bir bayram yaşamak için çok daha büyük bir taraftar grubunu Denizli’ye bekliyoruz. Hedefe ulaşmak için son 180 dakikanın içine girilmişken işi olsun ya da olmasın, sadece Fethiye’den değil Muğla’nın heryerinden destek bekliyoruz. Lütfen duyarlı olalım.

Unutmayın: Başka Fethiyespor yok!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ahmet Mert Can Hakkında

1992 doğumlu, Pamukkale Üniv. siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümü öğrencisidir. Genç Vizyon Dergisi Spor editörü. Futbol sevdalısı ve 2010′dan bugüne çeşitli intetnet sitelerinde köşe yazarlığı yaptı, 100′den fazla köşe yazısı vardır.